← Tüm çalışma alanları

K&G / ÇALIŞMA ALANLARI

Aile Hukuku

Boşanma ve eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin konular.

Aile hukuku; evlilik birliğinin kurulması, devamı ve sona ermesiyle birlikte eşler, çocuklar ve diğer aile bireyleri arasında ortaya çıkan hukuki ilişkileri düzenler. Boşanma, velayet ve nafaka gibi konuların yanında mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacakları, soybağı ve aile içi şiddete karşı koruyucu tedbirler de bu alan kapsamında değerlendirilir.

Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklarda tarafların talepleri kadar ortak çocukların üstün yararı, uyuşmazlığın geçmişi, mevcut deliller ve alınması gereken geçici önlemler de önem taşır. Boşanma davasıyla bağlantılı mali talepler, velayet, kişisel ilişki ve mal paylaşımı konularının her biri kendi hukuki koşulları içinde incelenmelidir.

Aile Hukuku Kapsamında Değerlendirilen Başlıca Konular

  • Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları
  • Velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması
  • Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası talepleri
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri
  • Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı
  • Ziynet ve kişisel eşya alacakları
  • Soybağının kurulması, reddi ve babalık davaları
  • Aile konutu ve eşlerin malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklar
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler
  • Yabancı ülkelerde verilen boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması

Aile Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?

Anlaşmalı boşanma yoluna başvurulabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi mümkündür. Tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeler üzerinde anlaşması ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek yapılan düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Eşim boşanmayı kabul etmiyorsa boşanma davası açabilir miyim?

Evet. Eşlerden birinin boşanmayı kabul etmemesi, diğer eşin çekişmeli boşanma davası açmasına engel değildir. Ancak boşanma talebinin dayandığı olayların, hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir. Mahkeme; tarafların iddia ve savunmalarını, delilleri ve boşanmaya sebep olduğu ileri sürülen olayları birlikte değerlendirir.

Boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dava; eşlerden birinin yerleşim yerindeki veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte yaşadıkları yerdeki mahkemede açılabilir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Çocuğun velayeti hangi eşe verilir?

Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, fiziksel ve duygusal ihtiyaçları, eğitim düzeni, ebeveynlerin yaşam koşulları ve çocuğun bakımının kim tarafından sürdürüldüğü gibi hususları değerlendirir. Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi uygunsa görüşü de alınabilir. Velayet yalnızca anne veya baba olma sıfatına göre kendiliğinden belirlenmez.

Boşanma sürecinde hangi nafakalar talep edilebilir?

Dava devam ederken eşin ve çocukların geçiminin sağlanması amacıyla tedbir nafakası talep edilebilir. Boşanma sonrasında velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısı için iştirak nafakasına karar verilebilir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş ise kanuni koşulların bulunması hâlinde yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafakanın türü ve miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın koşullarına göre belirlenir.

Boşanma davası açılınca mallar kendiliğinden yarı yarıya paylaşılır mı?

Hayır. Boşanma davasının açılması, eşlere ait bütün malların kendiliğinden yarı yarıya paylaşılması anlamına gelmez. Mal paylaşımında eşler arasında geçerli olan mal rejimi, malların edinilme tarihleri, kişisel mal veya edinilmiş mal niteliği, borçlar ve tarafların katkıları değerlendirilir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasından ayrı bir inceleme ve hesaplama gerektirebilir.

Aile içi şiddet veya tehdit durumunda koruma kararı alınabilir mi?

Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir. Uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, ortak konuttan uzaklaştırma ve geçici koruma gibi tedbirlere olayın koşullarına göre karar verilebilir. Acil tehlike bulunması hâlinde kolluk birimlerine veya 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurulmalıdır.

İletişim bilgileri